Turşu içine şeytan kaçmışçasına yerde debelenirken Zımpara sükunetini bozmaksızın tam olarak neyle karşı karşıya olduğunu anlamaya çalışıyordu.
En sonunda daha fazla dayanamadı ve bastı kalayı ''İki dakka dur lan a.ına koyim!G.tüne pire kaçmış gelincik gibi debelenip duruyorsun.Kalkarsam s.çarım ağzına haaa!Bir huzur vermedin.Ne ayaksın kızım sen,in misin,cin misin alooo kime diyom hoop!''
Sahipleri sadece Zımpara'nın tıslayıp,sokrandığını duysalarda aslında Zımpara o sırada bu cümleleri saydırıyordu.
Turşu hiç istifini bozmadan bu sefer de halıların altından son sürat geçerek ve kanepelere pike yaparak odanın içinde dört dönmeye başladı.
Zımpara gözlerini bir an için bile Turşu'dan ayırmadan meşhur 'Exorcist' sahnesinin gerçekleşeceği anı beklemeye başladı.Çünkü artık içinde Turşu'nun şeytan olduğuna dair en ufak bir kuşku kalmamıştı.
Sahipleri de sanırım bu şeytanın köleleri haline gelmişti.Çünkü hiç istiflerini bozmuyorlar üstüne üstük Turşu ne yaparsa kıkır kıkır gülüyorlardı.
''Nereye düştük lan?!!Tarikat felan mı acaba burası?..''diye düşünürken birden aklına yine bitli Ponçiği geldi.K.çından ayrılmayan erkek kardeşine çok gıcık oluyordu.
Biraz daha irileşip hepsinin canına okuyacağı günün hayalini kurmaya başladı.Düzenli dayak yediği ve dayak yemediği halde ölesiye korktuğu bütün kedilerin yüzleri gözlerinin önündeydi;
belalı Muso,Ponçiğin kardeşi Tırpan,abisi Küsmen,Kungfu Ozmo,deli Pırçik,kuyruksuz Zümküfül ve yanpiri Nejdet.
Sonra her birini hayalinde teker teker nasıl dövdüğünü,dişlerini nasıl patilerine verdiğini,kulaklarını tırnaklarıyla nasıl yırttığını,alınlarına attığı façaları tek tek hayal etti ve hayal ettikçe gerinip pırpırlayarak sevindi.Hayalinin sonunda Ponçiğin kalbini kazandığını,Ponçiğin o koca göbeğiyle onunla nasıl da cilveleştiğini resmen film gibi izledi ve hemen yakınında ki battaniyeye saldırdı.
Dişleyerek yakaladığı battaniyeye masaj yapa yapa uyudu.
Rüyasında japonların uçtuğunu gördü.Bir anlam veremesede dostlarının uçması onu da mutlu etmişti.İki avuç kedi otu atıp o da onlarla uçmaya başladı.Sonra Muso onu kuyruğundan yakaladı ve gülle atarcasına çevirerek bulduğu her kayaya,taşa çarptı.Sersemlemiş bir şekilde yerde yatarken Muso'nun bitiş hareketi olarak yüzüne işediğini gördü.O igrenç kokuyu ciğerlerine kadar hissetmişti ki gözünü açtı ve yüzüne işeyenin Turşu olduğunu gördü.Aslında işemiyordu,ayaklarını içme suyuna sokup gelmiş Zımpara'yla dalga geçiyordu.
Bu olan bitene ne kadar kızsada Zımpara gülmekten kendini alamadı.Ne de olsa b.ktan bir rüyadan uyanmıştı ve hayat ona güzeldi!
Turşu'ya ne kadar gıcık olsada aslında espiri anlayışı gayet iyiydi.Ama arkadaş olmak için daha çok erkendi.Kendisini ağırdan satmalıydı.Sonuçta evin büyüğü oydu ve buraya ondan çok önce gelmişti.
9 Ekim 2015 Cuma
Zımpara'nın Maceraları Vol 3.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder